Periferik Yayma Ne Zaman İstenir?
Bir şeyin istenme zamanı vardır, değil mi? Mesela canın pizza çektiğinde gece 2’de, seni kimse tutamaz. Ama bir de durum var ki, hem kafa karışık hem de kısmen ‘kafanı duvarlara vurmak’ istiyorsun. İşte o anlarda, periferik yayma devreye girer. Şimdi diyeceksiniz ki, “Bu ne ya? Periferik yayma mı? Ne alaka?” Durun, sakin olun. İşte ben burada size bunun ne zaman gerektiğini anlatmaya çalışacağım.
Periferik Yayma Nedir, Ne Değildir?
Bana kalırsa, periferik yayma genelde tıp, felsefe veya bilimsel makalelerle ilişkilendirilen bir terim ama haydi gelin, biraz ‘benim gibi’ düşünelim. İnsanlar bazen, kafalarını bir noktada toplayamayınca, düşüncelerini etrafa yayar. Yani aslında periferik yayma, insanın bir noktadan başlayıp, çevresine her yöne doğru savurduğu düşünceler gibi düşünebilirsiniz.
Ama tabii, bu böyle de olabiliyor: “Bir an bakıyorsun ki, arkadaşın sana saçma bir muhabbet açmış ve o da seni kendi dünyasına çekmeye çalışıyor. Bu da demek oluyor ki, belki de hayatı sorgulamak için periferik yayma istiyoruz.”
Periferik Yayma Kimin İşidir?
Düşünün bir, seni en sevdiğin arkadaşın, bir kafede, ortasında koca bir latte fincanı olan bir masada oturuyor. Muhabbetin sonu gelmiyor. En başta basit bir soru soruyor: “Abi, sizce metaverse’deki köpekler nasıl yapıyordur? Gerçekten mi eğlenceli bir şeyler yapabiliyorlar?” İyi tamam, köpekler konu oldu, ama biz nereye gidiyoruz şimdi? Zihnin bir yandan “Ne diyor, ne yapıyor, bu adam neyi anlatmaya çalışıyor?” diye sorgularken, diğer yandan da iç sesin devreye giriyor: “Hadi, sen de bir cevap ver.” O an, kimse senin kafandaki 8. evreyi anlayamaz.
Şimdi diyelim ki bu arkadaş, sürekli bir şeyleri saçma bir şekilde anlatıp duruyor. İşte tam da o an, periferik yayma istenir. İçerideki boşlukları bir şekilde doldurman gerekir. Mantıklı düşünmeye çalışıp cevap veriyorsun ama o an, her şey saçmalamaya başlıyor.
Diyalog:
– “Evet, ama metaverse’deki köpeklerin gerçek hayatı nasıl etkiler ki?”
– “Bence zaten metaverse gerçek değil, her şey gerçekliğinden sıyrıldı. Hem kimse köpeklerin karşılama senaryolarını yazmaz ki!”
– “Peki, ya köpekler insan gibi oyun oynasalar, ne olur?”
– “Onlar da sonunda bir gün şunları düşünüyor olabilir: ‘Ya bizim de bir işimiz olmalı, bu kadar insan köpeği izlemek için para veriyor!'”
Yani bakın, periferiğe savrulmanın tam zamanı burada başlıyor. Sadece bir soruyla başladığınız bu konuyu nereye getirdiğinizi bilemiyorsunuz. Ama işte tam o sırada, biz de “tamam, biraz da yayalım” diyoruz.
Periferik Yayma Ne Zaman Gerekli?
1. Durumun Ciddiyetini Anlamadığınızda
Bir de insanlar vardır ya, kafanızın içinde tam anlamıyla bir karmaşa yaratırlar, ama işte buna bir çözüm bulamazsınız. O zaman da periferik yayma istenir. Ne kadar içsel bir çatışma yaşıyor olsanız da, dışarıda “her şey yolunda” gibi görünmek gerekir.
İç sesim:
– “Yani şu an ciddi konuşmak istemiyorum. Kafamı kurcalayan soruları sormayacağım… Ama herkesin gördüğü köpek videosu hakkında bir şeyler söyleyip, konuyu değiştirmem gerek.”
– “Evet, aslında bir de şu, ölümsüzlük üzerine düşündüm ya dün gece! Ama şimdi köpeklerin nasıl davranacağı önemli bir soru.”
2. Bir Konudan Diğerine Geçerken
Yani biraz da, her konuda ortada bir bağlantı kurarak bir konudan başka bir konuya geçmeye çalıştığınızda. Çünkü her şeyin bir bağlamı vardır, değil mi? Yani şu an, İzmir’deki trafiği düşünmek ve sonra başka bir noktaya savrulmak kadar başka ne olabilir?
Bir sabah, tam markette alışveriş yaparken:
– “Kardeşim, o kadar az arabayı nasıl kullanıyorsunuz? Şu kadar zaman, nasıl olmuş da İzmir gibi bir şehirde, arabanın park yeri, nasıl bu kadar zor bulunuyor?”
– “Ya bir de şöyle bir durum var, şehirdeki sokaklar dar da, biz neden hep bu kadar tıkanıyoruz ki? Hadi işte, başkalarına periferik yayma yaparak rahatlıyorum.”
3. Birinin Sinirini Bozduğunuzda
Yani, diyelim ki birisi çok ciddileşmek zorunda olduğunda, sen de arkadaşlarına espri yapıp duruyorsun. Bunu yaparken, sohbeti bir noktadan öteye taşımaya çalışıyorsun ve işte tam o zaman, başka düşünceler de kendini gösteriyor.
Arkadaşım:
– “Gerçekten, şimdi bir şey söyleyeceğim ama umarım çok yanlış anlamazsınız. Periferik yayma çok eğlenceli değil mi?”
– “Hadi canım, çok komiksin. Ama bak, mesela, hiç mi ciddi düşünmediniz ki?”
– “Şimdi sen mi ciddileşeceksin?”
– “Evet işte, ben şimdi ciddiyim!”
Ve sonuçta da, bir noktada herkesin biraz saçmalayarak rahatlamaya ihtiyacı vardır. Çünkü günlük hayatta hepimiz bazı konularda hep aynı noktada takılmıyor muyuz? Bazı şeyleri bazen daha derinlemesine analiz etmeye kalkınca, başka sorular da kafamızı karıştırıyor. İşte o zaman periferik yayma devreye girer.
Sonuç: Periferik Yayma Herkes İçindir
Hayat kısa, sürekli anlam aramak da zor. Ama unutmayın, bazen başkalarının kafasında açılmayan kutular vardır, işte o kutuların her birini açmak için bazen insanın, çevresine bir şekilde yayılarak kendi düşüncelerini paylaşması gerekir. Periferik yayma işte tam olarak burada, kendini bulur.
Ve belki de bu yazının amacı, biraz gülümsetmek, biraz da düşünmeye itmekti. Çünkü herkesin içinde bir parça periferik yayma vardır, bazen sadece doğru anda, doğru ortamda olması gerekir. Ne diyeyim, “Bu yazının sonunda belki de bir tane köpek videosu izlersiniz, sonra kimseye bir şey anlatmasınız, bence gayet yeterli!”