Aktifleşme Enerjisi Nasıl Değişir? Bir İzmirli Gençten Komik Bir Bakış
Günümüzün en karmaşık sorularından biri bu: “Aktifleşme enerjisi nasıl değişir?” Hani bu soru bir kimyasal tepkimenin ya da bir fiziksel olayın sorusu gibi gelse de, aslında ben ve sen, biz insanlar her gün aynı şeyi soruyoruz: “Bu kadar zor niye?”
Benim gibi, yani İzmirli, 25 yaşında ve sürekli espri yapan birinin gözünden bakınca, aktifleşme enerjisi denen şeyin ne kadar değişken bir olay olduğunu anlamak çok kolay aslında.
Kendimi Bir Kimyasal Tepkime Gibi Hissediyorum
Her sabah uyanıyorum ve bir tepkime başlıyor. Çalışma odasında sanki bir kimyasal reaksiyon var. “Sabah kalkınca bu enerjiyi nasıl aktive edebilirim?” diye düşünüyorum.
Bazen, uyandığımda hâlâ gözlerim kapalı, kafamda “bu günü nasıl geçireceğim?” sorusu dönüp duruyor. O an, aktifleşme enerjim, sanırım -273 dereceye falan yakın. Hani cidden hiçbir şey yok. Ama sonra birden, kocaman bir kahve içiyorum.
Ben: “Kahve, aktifleştirici enerji kaynağım, beni canlandır! Başarırsam, bugün belki daha verimli olabilirim.”
Kahve: “Yok, o kadar da değil.”
O an bir şey fark ediyorum: Kahve, genellikle vücudumda aktifleşme enerjisini hızlıca arttıran bir faktörken, o kadar da mucizevi değil aslında. Yani ne kadar güçlü olursa olsun, bir fincan kahve ile vücut enerji seviyem zirve yapmıyor.
Aktifleşme Enerjisi, Kimyasal Reaksiyon Gibi
Biraz kimyasal tepkimelerden bahsedelim, çünkü bizdeki aktifleşme enerjisi de tam olarak böyle çalışıyor. Her şey bir uyarıcıyla başlıyor. Hani o sabah seni uyandıran alarm sesi gibi… İlk başta, alarmı susturmak için gösterdiğin tepki, hiç de anlamlı değil. “Uygulama geri çekilme durumunda!” diyor beynin ama sen “Yok ya, 5 dakika daha” diyorsun.
Aktifleşme enerjisi, aslında hayatın her alanında değişiyor. O sırada tek bir faktör etkili oluyor: motivasyon.
Kahvaltı: Vücutta Pozitif Değişim
Kahvaltı da başka bir önemli aktifleşme kaynağı. Ama kahvaltı yapmanın bile “kişisel kimya” ile ilgisi var. Herkes kahvaltıya farklı tepki verir. Bazen aç karnına gezip çok verimli çalışırken, bazen de bir tabak menemen yediğinde beynin bir anda “Yapabilirsin!” diye bağırmaya başlıyor.
Bir arkadaşım, “Benim için aktifleşme enerjisi, saat 12’de başlar,” diyor. Ama o saat geldiğinde, ben 5 kere daha uykulu oluyorum. Herkesin kimyası farklı işliyor. Kimisi kahvaltıda menemenle enerji patlaması yaşarken, kimisi tam bir uyku moduna geçiyor. Bu da demek oluyor ki, aktifleşme enerjisi kişinin günlük ritmiyle doğrudan ilişkili. Hangi motivasyon kaynağı seni harekete geçiriyorsa, o sabah enerjisiyle ilgili tüm soruları cevaplıyor.
5 Dakikalık Sohbet ve Dinamik Enerji
Gündelik hayatta aktifleşme enerjisinin değişimi sadece fiziksel değil, sosyal bir olay da aslında. Gözlerimle bazen arkadaşlarımın yanına gidip, şöyle diyorum:
Ben: “Hadi bir 5 dakika sohbet edelim.”
Arkadaşım: “Aha, yine enerji patlaması mı?”
Yani ne kadar yorgun olursam olayım, bazen bir arkadaşla 5 dakika konuşmak, vücuda inanılmaz bir hızla aktifleşme enerjisi kazandırıyor. Kahve bile bu kadar etkili olamaz. Hadi ama, arkadaşla sohbet edince kendimi bir anda çok daha canlı hissediyorum. Böyle zamanlarda aktifleşme enerjisi, bir anda tepeden tırnağa yükseliyor.
Yavaş Yavaş ve Sabırla Yükselen Enerji
Aktifleşme enerjisi, her zaman anlık bir patlama gibi değil. Bazen yavaş yavaş, sanki bir dağ yokuşunda yavaşça tırmanıyormuş gibi artıyor. Gerçekten de bazen bir an gelir, senin aklında bir sürü karmaşık düşünce varken, sadece sabırlı olman gerekebilir. Sonra bir bakarsın, birden bir şeyler yoluna girmeye başlamış. İşte o an aktifleşme enerjisi, doğru şekilde değişmiş olur.
Birden fark ediyorum ki, ben bu kadar düşünmeyi hak etmiyorum. Yani hayat, bazen kısa süreli rahatlama anlarıyla, aktifleştirme enerjimizi değiştiriyor. Ne kadar stresli olsam da, bazen sadece durup düşünmek, bir arkadaşla gülüp eğlenmek ya da bir şarkıyı yüksek sesle söylemek bile bu enerjiyi bambaşka bir seviyeye taşıyor. Gerçekten de aktifleşme enerjisinin değişmesi, zihinle ilgisi kadar, ruhsal olarak da çok derin bir şey.
Sonuç: Hayatın İçindeki Aktifleşme Enerjisi
Şu noktada fark ettiğimiz şey şu: Aktifleşme enerjisi, aslında günlük yaşamın her anında değişebilen bir şey. Zihinsel, fiziksel ve sosyal bir etkileşim olarak her gün farklı şekillerde kendini gösteriyor. Kahveyle mi? Sohbetle mi? Yoksa sadece bir süreliğine sabretmekle mi? Belki de hepsi bir arada!
Sonuçta, aktifleşme enerjisinin değişim şekli, tıpkı İzmir’deki hava durumu gibi. Bugün güneş açarken, yarın yağmur yağabilir. Ama her zaman, bir şekilde harekete geçirecek bir şeyler bulunur. Zaten ben de her zaman bir şeyin pat diye aktifleşeceğini düşünüp, aniden çalışmaya başlıyorum. Sonra diyorum ki: “Biraz da şans işidir her şey.”